İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Çarşamba günü Pekin’de Çinli mevkidaşı Wang Yi ile bir araya geldi. Bu önemli görüşme, Şubat ayında başlayan savaşın ardından İran’dan Çin’e yapılan ilk üst düzey ziyaret olma özelliğini taşıyor. Görüşmeler, ABD’nin etkisi altında şekillendi ve özellikle Hürmüz Boğazı’nın durumu ön plana çıktı.
Eski ABD Başkanı Trump, Pakistan ve diğer müttefiklerin talepleri doğrultusunda Hürmüz Boğazı’ndaki askeri operasyonları durdurduğunu açıkladı. Tahran yönetimi, boğazın geçişlerini denetlemek amacıyla yeni bir kontrol mekanizması oluşturduğunu duyurdu. Trump yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere açılması için Pekin’in Tahran üzerindeki etkisini kullanmasını istiyor.
Gelecek hafta gerçekleşecek Trump ve Şi Jinping zirvesi öncesinde, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Çin’in net bir tavır belirlemesi gerektiğini vurguladı. Rubio, “Umarım Çinli yetkililer, Arakçi’ye açık bir şekilde İran’ın Boğaz’ı kapatmayı durdurmasının kendi çıkarlarına da hizmet ettiğini iletirler. Bu durum, Çin’i de olumsuz etkiliyor” şeklinde ifadelerde bulundu.
Hürmüz Boğazı’nın iki aydır kapalı kalması, küresel enerji fiyatlarının yükselmesine ve dolayısıyla Çin ekonomisinin baskı altında kalmasına yol açtı. Nisan ayındaki ateşkes sürecinde Pekin yönetimi önemli bir rol oynamış olmasına rağmen, ABD yaptırımlarına karşı sağlam bir tutum sergiliyor. Washington, İran petrolü alan Çinli şirketleri hedef alırken, Pekin de kendi firmalarına bu yaptırımlara itaat etmemeleri talimatını verdi.
Şu aşamada Çin, hem Washington ile ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor hem de bölgedeki çatışmanın kendisine daha fazla zarar vermemesi için diplomatik çabalarını artırıyor. Bu durumu yönetmek, Pekin için büyük bir stratejik zorluk oluşturuyor.