“`html
Birleşik Metal-İş Sendikası, MESS’e bağlı fabrikalarda devam eden grup toplu sözleşme görüşmelerinin başarıya ulaşmaması sebebiyle grev kararı aldığını, 20 Ocak tarihinde sendika genel merkezinde düzenlenen bir basın toplantısı ile duyurdu.
Sendika, ÇUKUROVA İNŞAAT MAKİNALARI SANAYİ VE TİCARET A.Ş., CENGİZ MAKİNA SANAYİ VE TİCARET A.Ş., ÇAYIROVA BORU SAN. VE TİC. A.Ş., ÇELSANTAŞ ÇELİK MAMULLERİ SAN. VE TİC. A.Ş., DOSTEL MAKİNA SAN. VE TİC. A.Ş., ARPEK ARKAN PARÇA ALÜMİNYUM ENJEKSİYON VE KALIP SAN. TİC. A.Ş., SANEL SANAYİ ELEKTRONİĞİ İMALAT VE TİC. A.Ş., SIO AUTOMOTİVE TAŞIT YEDEK PARÇA SAN. VE TİC. A.Ş., ZF LEMFÖRDER AKS MODÜLLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. bünyesindeki fabrikalarda 30 Ocak tarihinde greve gideceklerini açıkladı.
“Haklarımızı geri çeviren teklifler sundular”
Basın toplantısında bir konuşma gerçekleştiren Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, şu ifadeleri kullandı:
“MESS ile Sendikamız arasında, 43 fabrikada istihdam edilen yaklaşık 11 bin üyemizi etkileyecek olan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri uzun zamandır sürüyor. Metal iş kolunda kritik bir dönemi geride bırakıyoruz.
Uzun süredir devam eden toplu pazarlık sürecinin sonuçsuz kalması, haklı taleplerimize yanıt bulamamış olmamız bizleri üzüyor. MESS ile yapılan görüşmelerde, işçilerin mevcut durumunu ve ihtiyaçlarını detaylı bir şekilde ifade ettik. Ancak ne yazık ki başta ücret artışları olmak üzere, beklentilerimize uygun teklifler sunulmadı. Sosyal haklarımızla ilgili taleplerimiz göz ardı edilirken, kazanılmış haklarımızı geriye götüren önerilerle karşı karşıya kaldık.
MESS, 3 yıllık sözleşmede direniyor
İşveren tarafı sözleşmenin üç yıl sürmesi konusunda ısrarcı. Biz ise böyle bir teklifi kesinlikle kabul edemeyeceğimizi, 3 yıllık bir sözleşmenin işçiler için ağır kayıpları beraberinde getireceğini vurguladık.
Esneklik içeren bazı teklifler de iletildi. Örneğin, ikramiyelerin yalnızca fiili çalışma günlerine bağlı olarak ödenmesi talep edildi. Raporda iş göremezlik raporu alan işçilere, uygun iş teklifi yapıldığında, işi kabul etmemeleri durumunda ihbar tazminatının verilmemesi istendi. Ayrıca, 5 gün ve üzeri rapor alan üyeler için işverenin 2 günlüğü ödememe uygulamasının 10 güne çıkarılması talep edildi. İlaveten, Tamamlayıcı Sağlık Sigortasının sona ermesi istendi. Biz bu teklifleri kabul etmeyeceğimiz gibi, tartışmaya da açmayız. İşçilerin kazanılmış hakları üzerine pazarlık yapılamaz.

İnsanca yaşanacak ücret, metal işçisinin hakkıdır
Ülkede art arda gelen zamlar, alım gücümüzü ciddi anlamda düşürdü ve mevcut ücretlerimiz yetersiz hale geldi. Yoksulluk sınırının altında kalan gelirlerimizle hayatta kalma mücadelesi veriyoruz. İşçilerin bu rakamlarla hayatlarını sürdürebilmeleri neredeyse imkansız. Her metal işçisinin, insanca yaşayabilecek bir ücrete ulaşma hakkı vardır.
TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarına kimse güvenmiyor. Resmi veriler ışığında, sadece birkaç puan üzerinde teklifler sunmak, kabul edilemez. MESS’in, gerçeklerle bağdaşmayan bu rakamlarla gelmekten vazgeçmesi gerekiyor.
Biz yoksullaşırken, işverenler kârlarına kâr eklemeye devam ediyor. Patronlar zenginleşirken, bizler geçim sıkıntısı çekiyoruz. Zor şartlarda çalışarak onların kazandığı paranın karşılığını istiyoruz. Artık haklarımızı almak için gereken her mücadeleyi vereceğiz. İşverenlerin bu durumu görmezden gelmesi, kabul edilemez.
MESS, kârlarını artırmaya devam ederken, işçilere yönelik “kriz var” söylemleri kullanıyor. Sizin kriziniz, bizim ekmeğimizden çalamaz! Fabrikalarımızda geçirdiğimiz zamanın karşılığı, yoksulluk sınırının altında olmamalıdır. Çalıştığımız her alanda, tükettiğimiz malların fiyatlarının sürekli arttığını gözlemliyoruz.
Vergi adaletsizliği
Bununla birlikte, vergi dilimleri işçilerin gelirlerini adeta gasp eder bir hale geldi. İşçiler, merdiven gibi artan çalışma sürelerine rağmen, hak ettikleri gelir seviyesinden daha da uzaklaşıyorlar. Bu durum, dünyada çok nadir görülen bir örnektir. Normalde işçi ücretleri, çalışma süreleriyle doğru orantılı artarken, ülkemizde tam tersi bir uygulama mevcut.
Gelir vergisi dilimlerinin adaletsiz biçimde düşük tutulması, resmî enflasyon oranında bile arttırılmaması, işçileri daha da yoksullaştırıyor. İlk vergi dilimi olan %15, geçen yıla göre yalnızca %20,3 oranında artırılmışken, resmi yıllık enflasyon %30,89 gibi bir seviyeye ulaşmıştır. Bu durumun devamı, kabul edilemez bir realitedir.
“Grev yasağından yararlanmayın”
Sözleşme görüşmeleri hakkında sizleri bilgilendirmek istiyoruz. MESS, taleplerimize yaklaşımını net bir şekilde göstermekte ve şu anki durumumuz hakkında bilgi sahibisiniz.
Sendikamız ile MESS arasındaki müzakereler uzun bir süredir devam ediyor. İlk görüşme 13 Ekim’de yapılmış, ardından geçen süreçte çeşitli toplantılar gerçekleştirilmiştir. Son olarak, 8 Aralık’ta gerçekleşen toplantı neticesinde anlaşma sağlanamayınca, uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek arabuluculuk sürecine geçilmiştir. Mevcut aşamada arabulucu raporu tarafımıza ulaşmış ve grev sürecine girmiş bulunuyoruz.
MESS’in son teklif ettiği zam oranı, 6 aylık dönem için yüzde 18’dir. Diğer dönemler içinse enflasyon oranında artış önerilmiştir. Aynı zamanda, sosyal haklar için yapılan artış teklifi yıllık enflasyon oranı olan %32,95’tir. Bu önerinin, metal işçilerini sefalet ücreti ile çalışmaya mahkûm ettiğini ve kabul edilebilir bir durum içermediğini belirtmek istiyoruz. Taleplerimiz karşılanmadığı sürece, grev hakkımızı kullanmaktan çekinmeyeceğiz. Kimse, olası bir grev yasağından umutsuzluğa kapılmasın. Böyle bir yasak gelirse, anayasal hakkımızı kullanacak ve buna saygı göstermeyeceğiz. Bu kararlılığımızı bugün de yarın da sürdürmekten geri durmayacağız.

Grev hakkımıza sahip çıkacağız
Binlerce işçinin grev iradesi, hükümet tarafından “erteleme” adı altında çiğnendi ve grev silahımız elimizden alındı. Ancak birçok kurumda, Anayasa tarafından güvence altına alınan ve hukuksuzca yasaklanan grev hakkımıza sahip çıkarak fiili grevler gerçekleştirdik.
Örneğin; 2022’de Bekaert işyerinde yasaklanan grev 18 gün boyunca sürdü. 2023’te Gebze/Kocaeli’deki Green Transfo Energy işyerinde, bir günlük fiili grev sonucunda aynı gün akşamı sözleşmemiz imzalandı. Hitachi Energy’de 4 Aralık 2024 tarihinde başlayan grevimiz 10 gün sonra yasaklandı, lakin bu grev fiilen 10 gün daha sürdü. Schneider Elektrik Gebze ve Manisa fabrikalarında 13 Aralık 2024’te başlatılan grevimiz, bir gün içinde yasaklandı, ancak 24 gün fiilen devam etti. GE Grid Solutions’da 13 Aralık 2024’te başlayan grevimiz de bir gün sonra yasaklandı, fiilî olarak 32 gün sürdü. Arıtaş Kriyojenik iş yerinde ise 19 Aralık 2024’te başlaması planlanan grev, bir gün önce yasaklanmasına rağmen 23 gün boyunca fiilen gerçekleştirildi.
Metal işçilerinin sesi asla kısmayacak
Şimdi yeni bir sürece adım atıyoruz. Artık grev aşamasındayız. Günlerdir gerçekleştirdiğimiz grev eğitimleri ile bu yeni sürece hazırlanıyoruz.
Merkez TİS Komisyonumuzu ve Başkanlar Kurulumuzu bir araya getirdik. Genel Yönetim Kurulumuz, toplu sözleşme sürecinin mevcut durumunu değerlendirerek grev kararları aldı. Grev eylemlerimizi aşamalı olarak başlatacağız.
30 Ocak tarihinde işyerlerinde greve çıkıyoruz. Diğer fabrikaların grev tarihlerini ise gelişmeler doğrultusunda duyuracağız. Sendikamız, bu sürece her türlü olasılığı hesaba katarak hazırlanmıştır. Hiçbir güç bu mücadelemizi durduramayacaktır.
30 Ocak sonrasında, yurdun dört bir yanında metal işçilerinin haklı taleplerine tanık olacaksınız. Binlerce metal işçisi, fabrikaların önünde ve şehir meydanlarında taleplerini yükse sesle dile getirecek. Bu sesi hiçbir güç susturamaz.
Biz, haklı taleplerimizi sonuna kadar savunacak, bunları elde etmek için her türlü çabayı göstereceğiz. Bu mücadele, yalnızca Birleşik Metal-İş Sendikası üyelerinin değil, tüm metal işçilerinin ortak mücadelesidir. Böylece tüm metal işçilerini birlikte mücadeleye davet ediyoruz.
Bu süreç sadece bir toplu sözleşme mücadelesi değil; aynı zamanda çocuklarımızın geleceğine sahip çıkma savaşımızdır. Yolumuz açık, birliğimiz daim olsun.
Metal işçileri, kardeşlerim;
Artık mücadele zamanı!
Kimse unutmasın, metal işçisi kazanacaktır. Biz kazanacağız.
Çünkü haklıyız ve güçlüyüz! Yaşasın onurlu mücadelemiz!
“`