Kılıçdaroğlu’ndan Bahçeli’ye ‘Mansur Yavaş’ yanıtı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a yönelik uyarılarına yanıt verdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, FOX TV’de İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat’in konuğu oldu.

MHP lideri Bahçeli, Ankara’da düzenlenen ve Ülkü Ocağı üyeleri tarafından yapıldığı iddia edilen saldırıyla gündeme gelen Alparslan Türkeş’i anma toplantısına ilişkin basın mensuplarının yönelttiği soruya, “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Beyin elinin altında geliştiği kanaati hakim. Bundan sonra Mansur Bey dikkat etsin. Arkasında bir ülkücü nefes var” yanıtını vermişti…

Devlet Bahçeli’ye yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Böyle bir olayı araştırmadan doğrudan Mansur Yavaş’ı hedef alıp onu suçlama yönüne gitmesi doğru değil. Mansur Yavaş, siyasi tartışmalardan uzak duran birisi. 6 milyon Ankaralıyı kucaklıyor. Neden böyle bir suçlama yapıldı akıl alır bir şey değil” ifadeleri kullandı.

Gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başlıkları şu şekilde:

* Erdoğan faizden şikayet ediyor ama enflasyonu onu bağlıyor. Aslında gelir dağılımındaki adaletsizliğin birinci amiri enflasyondur. Her şeye zam yapıldı. Bu kadar zammın nedeni nedir? Faiz midir? Biz faizi savunmuyoruz ama nereden inecek faiz? Siz, esnafın, çiftçinin, banka kredilerinin faizini indirdiniz mi? Hayır. Gelir dağılımında olağanüstü bir dengesizlik var. Zam yapılmayan hiçbir şey yok. Gübreye dünyanın zammı geldi. Ekilebilir topraklara gübrenin ancak yüzde 20’si atıldı. Vatandaş gübre alamıyor. Çiftçi üretmezse ne olacak?

Arpayı, buğdayı, nohutu, canlı hayvanı dışardan alıyorsun. 19-20 yıldır bu ülkeyi kimler yönetiyordu? Doları sabit tutmak için 128 milyar doları sattılar. Niye sattılar bunu arka kapıdan? Kayınpeder-damat sattılar. Yönetemiyor. Yönetmeyi tamamen bırakmış vaziyette.

Sen Merkez Bankası’nın faizini bırak, indiriyorsan çiftçinin, esnafın faizini indir. Allahın izniyle iktidar olacağız önce esnafın ve çiftçinin faizini sileceğim. Merkez Bankası’nın bağımsız olmadığını kendi söylüyor zaten. Grup toplantısındaki konuşmasında, ‘Merkez Bankası’nın başkanını görevden aldık çünkü laf dinlemiyordu’ diyor.

CHP’li belediyelere bu sene de asgari ücret söyleyeceğim. Bunu söylemeden bütün belediye başkanlarımıza soruyoruz, ‘Siz bunu ödeyebilecek misiniz?’ diye. Böyle bir rakam söyleyeceğim. Bizim belediyelerde asgari ücret 3 bin 100 liradır. Bu sene için rakamı sonra söyleyeceğim. En küçük belediyemizden, en büyük belediyemize kadar dikkate alıyoruz bunu. En küçük belediyemizin bile ‘Ben bunu ödeyebiliyorum’ demesi lazım.

Aslında şöyle ifade etmek isterim. Sayın Bahçeli uzun zamandır Türk siyaset sahnesinde olan bir isim. Böyle bir olayı araştırmadan doğrudan Mansur Yavaş’ı hedef alıp onu suçlama yönüne gitmesi doğru değil. Mansur Yavaş, siyasi tartışmalardan uzak duran birisi. 6 milyon Ankaralıyı kucaklıyor. Neden böyle bir suçlama yapıldı akıl alır bir şey değil. Alparslan Türkeş’i anma töreni var ve Kuran tilaveti sırasında bu baskın yapılıyor. Arkadaş siz neden böyle bir şey yapıyorsunuz? Bahçeli’nin yapması gereken baskın yapanları eleştirmesiydi. Bunu yapmadı tam tersine hiç ilgisi olmadığı halde Mansur beyi suçladı. Eğer siz bir siyasi partinin genel başkanı olarak kendinizi başka bir yere vakfetmişseniz, AK Parti kazansın diye kendi partinizi ve ülkücüleri feda etmeye hazır bir pozisyon takınmışsanız siz artık siyaset üretmezseniz. Bahçeli’nin düştüğü pozisyon budur. Bahçeli’nin pozisyonuna emin olun üzülüyorum. Mansur Yavaş’ın açıklaması doğru. Belediye başkanı, belediye başkanı olarak görev yapıyor. Biz yeni bir siyaset anlayışı, toplumu kucaklayan bir siyaset anlayışını savunan bir partiyiz. Belediye başkanlarının aynı felsefe ile hareket etmesi lazım.

Tank Palet Fabrikası, Türkiye’nin gözbebeği olan fabrikalarından birisi. Değerinin 20 milyar dolar olduğu söyleniyor. Bunun yüzde 49’unu Katar’a verdiler. Bizim bilmediğimiz sırları Katarlılar biliyor. Tank üretimine başlanacakken birden bire Katarlılar devreye girdiler olay başka bir yere gitti. Türkiye şu an tank üretemiyor. Siz 5 tane tank üretmişken seri üretime geçecekken neden Katar ordusuna bunu devrettiniz?

Bunu para için yaptılar. Bir devletin onuru vardır. Siz para gelecek diye her şeyi feda edemezseniz. Bu ülke kanla kuruldu. Birleşik Arap Emirlikleri neden geliyor? Hani bunlar 15 Temmuz’u planlamışlardı? Nasıl oldu da Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı ‘şerefsiz’ diye tanımladığı biriyle nasıl tokalaşır? Düne kadar bunlar kötüydü, darbe girişimine destek vermişleri, ne oldu birden bire? 10 milyar dolar para getireceklermiş. Neymiş bu para? Tank Palet için satma biz 50 milyon dolar buluruz demiştim.

ASELSAN’I, HAVELSAN’I, ROKETSAN’I alacaklar diye haberler çıktı. Bunları satın alacaklarmış gibi haberler gazetelerde yayımlandı. Bekledim bir açıklama. Ne MSB’den, ne de Erdoğan’dan bir açıklama gelmedi. Öyle olunca ben mecburen, ‘Bunları satarsanız sizin burnunuzdan fitil fitil getiririm’ dedim. Getiririm de böyle bir rezalet olamaz. Tank Palet Fabrikası’nı da iktidar olunca ilk bir hafta içinde satıl alıp ordumuza teslim edeceğiz.

Peker’in söylediklerinin tamamı doğru. Çünkü işin içinde olan kişi. Yaşadığını söylüyor, itiraf ediyor her şeyi. O kadar ki İçişleri Bakanlığı’nın bulamadığı şeylerin fotoğrafını yayınlıyor. Birleşik Arap Emirlikleri’ne neler yaptılar, ‘Sedat Peker konuşmasın’ dediler. Yalansa çıkar ‘Yalandır, işte belgesi’ dersiniz. Onların gazetecileri, bakanları, milletvekilleri, yandaşları, sanayicileri, beşli çeteleri var. Çıksın açıklama yapsınlar. ‘Bunların tamamı yalandır’ desin. Hiç kimse yalanlayamıyor.

Çağırıyorsunuz Sezgin Baran Korkmaz’ı. ‘Yurtdışına git’ diyorsunuz. Yaptılar bunu. İçişleri Bakanı, bakanlar uçağına biniyordu. Her türlü imkanı vardı, her şey yapılıyordu zaten. Aldılar tutukladılar önce sonra serbest bıraktılar. Mal varlığı üzerindeki hacizi kaldırdılar. Bunu yapan başsavcıyı HSK’ya atadılar. Kendi talimatlarını yerine getirdikleri için ödüllendirildiler. Şimdi niye yazı yazıyorsun ‘Sezgin Baran Korkmaz’ı bize iade edin’ diye. ABD istedi tutukladılar, hapse attılar. ABD istedi diye bunlar da istemeye başladılar. Tıpkı Reza Zarrab gibi. En büyük korkuları Sezgin Baran Korkmaz’ın ABD’de itirafçı olması. Sezgin Baran Korkmaz, ABD’ye verilirse itirafçı olacak.

Konuştukça batırıyorsun ülkeyi. Allah aşkına bir sus ya. Bu ülkenin bir sanayicileri çiftçisi konuşsun bir dinle ya. Konuşuyor. Bilerek konuşma eyvallah diyeceğim. Vallahi billahi, yemin ediyorum ekonomi de bilmiyor. Maliye politikasından haberi bile yok. Bütçe getirdiler Meclis’e, bütçe zaten eskidi. İki sene sonra öngördükleri dolar kuru, iki sene sonrasını geçti.

Erken seçim çare. Ekonomi bu haldeyken nasıl düzelecek? Devletin kurumlarını, devleti çürüttüler. Yeniden ayağa kalkmamız lazım. Bunun için var olan iktidarın değişmesi lazım. Devlette liyakat olması lazım. Böyle bir yapının iktidar olması lazım bunun yolu da seçim. Buradan seçimle çıkacağız. Biz erken seçim yapalım diyoruz. Bazı liderler ‘Erken değil derhal seçim olması lazım’ dediler. Halkın iradesinden korkmanın mantığı var mı? Kimse önünü göremiyor. Türkiye üretimden koparılıyor.

Yüzde 36,20 doğru. TÜİK’e talimat veriyor, enflasyonu düşük göster diyor. TÜİK’in de verdiği rakama kimse güvenmiyor zaten. Vatandaş pazara gidiyor görüyor. Ekmek alıyor görüyor. 19,89 olmadığını görüyor. Devletin bütün kurumlarını çürüttükleri gibi, TÜİK’i de çürüttüler. Cumhurbaşkanı bir kararname ile 36,20’yi 19’a düşürebilir. Madem faizden şikayet ediyorsun bunu da düşürebilirsin.

Helalleşme tek taraflı olmuyor. Eğer siz Türk Liranızın değerini düşürüyorsanız, sizi eleştirmek benim en doğal hakkımdır. Helalleşmenin ne olduğunu henüz anlayamamış zaten. Bu konuda adım atması gereken kişi kendisidir. Benim kimseyle özel bir kavgam yoktur. Şahsi olarak da bir kavgayı alıp bir yerlere taşımam. Kin, öfke tutmam. Kibirli asla davranmam.

(Cumhurbaşkanlığı adaylığı sorusu) Bu konuda Cumhur İttifakı adayını belirledi millet ittifakında demokrasi var, henüz bu konuyu masaya getirmiş değiliz. Konuşmadığımız bir konuyu benim dillendirmem yanlış olur. Bu konuyu hiç konuşmadık.”

Mersin’de güzel şeyler söyleyeceğim. Şunu ifade edeyim, umutsuzluğu topluma aşılamak gibi bir anlayışım yok. Karamsar olmaya hakkımız yok. Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Hepimizin umudu var, umudumuzu büyütmek istiyoruz. Üretmenin ne kadar değerli olduğunu, alın terinin ne kadar değerli olduğunu, insan sevgisinin ne kadar değerli olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bunları anlatacağız. Sloganımız ‘milletin sesi’ olacak. Orada göreceksiniz milletten kişiler çıkacak konuşacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir