Dalga ve akıntıdan enerji üreteceğiz

Enerjide arz güvenliği ve çeşitliliğini artırmak amacıyla uzun süredir rüzgar, güneş, biyokütle, hidroelektrik ve jeotermal gibi alanlarda yatırımcılara verilen Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) desteğinin kapsamı genişletildi. Destek kapsamına ilk kez dalga ve akıntı enerjisinden elektrik üretimi ile deniz üstü elektrik üretim tesisleri de alındı. Rüzgarların dalgalar üzerinde oluşturduğu hareketli salınımdan yararlanarak elektrik üretecek olan yatırımcılar da artık YEKDEM desteği kapsamında değerlendirilecek.

EN YÜKSEK POTANSİYEL KUZEYBATI EGE’DE

Yapılan hesaplamalara göre Türkiye’de 75 gigavat gücünde deniz üstü rüzgar enerjisi potansiyeli bulunurken, Dünya Bankası’nın raporlarına göre Türkiye’de açık deniz rüzgar enerjisi potansiyelinin en fazla olduğu bölge, rüzgar hızlarının saniyede 9 metreye ulaşabildiği Ege Bölgesi’nin kuzeybatısında kalan alanlar. Ege’yi, Marmara ve Karadeniz bölgeleri takip ediyor.

ELEKTRİK FİYATINI DÜŞÜRECEK

Yeni YEKDEM mekanizması ve fiyatları 1 Mayıs 2023-31 Aralık 2030 tarihleri arasında devreye girecek tüm yatırımları kapsayacak. Böylece, ortalama elektrik fiyatı daha düşük seviyelere çekilecek. Yine bir diğer teşvik kaynağı olarak dalga ve akıntı enerjisine dayalı üretim tesislerine de lisans verilecek ve YEKDEM desteğinden faydalanacaklar. Ana ekipman ve fizibiliteyi oluşturan maliyetler dolar bazlı olduğu ve döviz bazlı kredi daha ucuz maliyetli olduğu için taban ve tavan fiyatlarda dolar cinsi baz alınacak.

YEKDEM TARİFESİ YENİDEN BELİRLENDİ

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile 1 Temmuz 2021 – 31 Aralık 2030 tarihleri arasında işletmeye giren veya girecek yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri için uygulanacak YEKDEM tarifesi de yeniden belirlendi. Buna göre jeotermal enerjisine dayalı üretim tesisi ile pompaj depolamalı hidroelektrik üretim tesisi 15 yıl, diğer kaynaklarda 10 yıl destekleme uygulanacak. Rüzgâr enerjisi teşvikleri karasal ve deniz üstü diye 2 kısma ayrıldı. Türkiye’nin kıyılarında rüzgar potansiyeli yüksek olduğu için bu düzenleme önemli görülüyor.

20 milyar ton kömür yer altında gaza dönüşecek

Yer altı kaynaklarına yönelik başlatılan enerji seferberliğinde yeni adımlar da atılıyor. Ülke genelinde klasik madencilikle çıkarılma ihtimali bulunmayan yaklaşık 20 milyar ton rezervli kömürün ‘yer altında’ yakılmasıyla başta temiz enerji kaynakları doğal gaz ve hidrojen olmak üzere ekonomik getirisi yüksek sentez gazların üretimi için düğmeye basıldı. “Trakya Havzası kömürlerinin yeraltı gazlaştırma potansiyelinin araştırılması, tek boyutlu gazlaştırma deneyleri ile sentez gaz kompozisyonunun belirlenmesi” isimli projenin yürütücüsü İTÜ Maden Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Fişne, “Yerinde gazlaştırma projesi ekonomiye büyük katkı sağlayacak” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir